| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,1325 | 44,2120 | |
| EURO | 50,9193 | 51,0111 | |
Valiz ve Promosyon Sendikacılığına Karşı Hukuk Mücadelesi
Bilindiği üzere sendikacılık, modern çalışma hayatının en önemli kurumsal yapı taşlarından biridir. Temel amacı, çalışanların haklarını korumak, emekçilerin ekonomik ve sosyal koşullarını iyileştirmek ve iş hayatında adaletin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. Ancak bazı dönemlerde sağlık sektöründe sendikacılığın asli misyonundan uzaklaştığı, farklı yöntemlerle çalışanların iradesini etkilemeye yönelik uygulamaların ortaya çıktığını görüyoruz. Son dönemde promosyonda çıta sağlık sektöründe valiz sendikacılığına yani promosyon sendikacılığında sınırlar kalktı. Böyle olunca erdemli ve bilinçli sendikacılıkta ortadan kalmaya başladı. Bu erdemsizliğe pirim verenler ise ne yazık ki üyelerdir. Demokratik haklarını promosyon alarak saf değiştirmekteler. Bu ne ahlaki nede etiktir. Sonrada sağlık profesyonelleri bizim hakkımız yeniyor, baskı ve mobbing görüyoruz diye dert yanıyor.
Sosyolojide bir kural vardır. "Nasıl hak ederseniz öyle yönetilirsiniz" (veya "Nasıl iseniz öyle yönetilirsiniz"), yani bu durum toplumun ve bireylerin ahlaki, sosyal ve kültürel durumunun idarecilerin karakterini belirlediğini savunan bir toplumsal sosyoloji ilkesidir.
Bu söz ile anlatılmak istenen aslında bireylerin kendi eylemlerinden sorumlu olduğu ve yönetenlerin, yönetilenlerin bir aynası olduğu düşüncesini anlatır…
Valiz ve promosyon sendikacılığı; sendikal rekabetin etik ve hukuki sınırlarının aşılmasıyla ortaya çıkan bir tabloyu ifade etmektedir. Sendika üyeliğinin bilinçli bir tercih yerine çeşitli hediyeler, maddi avantajlar veya promosyonlarla şekillendirilmesi sendikal kültüre ciddi zarar vermektedir. Bu nedenle birçok sağlık çalışanı ve sendikal aktör, bu uygulamaların hem etik hem de hukuki boyutunun sorgulanması gerektiğini dile getirmektedir.
Aslında Sendikacılığın Temel Amacı;
Sendikalar, çalışanların bireysel olarak elde etmekte zorlanacağı hakları kolektif güç aracılığıyla kazanmasını sağlayan kurumlardır. Tarih boyunca işçi hareketleri, sendikalar aracılığıyla daha iyi ücretler, daha güvenli çalışma koşulları ve sosyal haklar elde etmiştir.
Sendikal örgütlenmenin gücü, üyelerin bilinçli katılımına ve ortak hedeflere dayanır. Bir sendikanın gücü yalnızca üye sayısıyla değil, aynı zamanda üyelerinin sendikal mücadeleye olan inancı ve bağlılığıyla ölçülür.(Bu maalesef Hükümetsen-Yansen’in ilkelerinde yok)
Günümüzde gelinen noktada sendika üyeliği maddi teşvikler üzerinden şekillenmeye başladı, sendikal mücadele bağları zayıflar. Sendika, bir hak mücadelesi kurumu olmaktan çıktı; bir tür promosyon dağıtım mekanizmasına dönüştü. Hep hırsız mı suçlu? ,Ev Sahibinin hiç mi suçu yok?
Promosyon ve Valiz Sendikacılığına Eleştirilerimiz…
Valiz sendikacılığı, sendikal rekabette çeşitli hediyeler, eşyalar veya maddi imkanların kullanılması anlamına gelmektedir. Bu tür uygulamalar bazı durumlarda çalışanların iradesini etkileyen bir unsur haline gelmektedir.
Ne yazık ki bu tür yöntemler, sendikal rekabeti program ve mücadele üzerinden değil, maddi avantajlar üzerinden şekillendirmektedir. Böyle bir ortamda sendikal tercihlerin sağlıklı şekilde oluşması zorlaşmaktadır.
Bize göre bu tür uygulamalar üç önemli soruna yol açmaktadır:
Bu nedenle valiz sendikacılığı yalnızca bir etik tartışma konusu değil, aynı zamanda hukuki bir tartışma alanı haline gelmiştir.
Üzülerek belirtmeliyim ki; Gayri Ahlaki Promosyon Sendikacılığı ve Çalışanlarda Sendika Değiştirme Döngüsüne dönüşüyor.
Çalışan nereye üye olduğunu dahi bilmiyor mesele promosyon alma sevdası yani üye için sendika üyeliği maddi kazançlar üzerinden şekillenmeye başlıyor. Bazı çalışanların sendika tercihlerini sık sık değiştirdiği ve hangi sendika daha fazla avantaj sunuyorsa o sendikaya yöneldiğini görüyor ve bunu eleştirisini yapıyoruz.
Bu durum sendikal örgütlenmede istikrarsız bir yapı ortaya çıkarmaktadır. Sendikalar uzun vadeli mücadele stratejileri oluşturmak yerine kısa vadeli üye kazanma yarışına girebilmektedir.
Sonuçta ortaya çıkan tablo, sendikal hareketin bütününe zarar vermektedir. Çünkü güçlü bir sendikal yapı ancak istikrarlı ve bilinçli bir üye tabanı ile mümkün olabilir.
Hukukun Rolü
Sendikal faaliyetler demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biridir. Ancak bu faaliyetlerin hukuki çerçeve içinde yürütülmesi gerekir. Hukuk, sendikal rekabetin adil ve şeffaf şekilde gerçekleşmesini sağlayan temel mekanizmadır.
Eğer sendikal rekabet çalışanların iradesini etkileyen maddi araçlar üzerinden yürütülüyorsa, bu durum hukuki açıdan da tartışmaya açılabilir. Çünkü sendika üyeliği bireysel iradeye dayanan bir tercihtir ve bu tercihin çeşitli baskı veya teşviklerle yönlendirilmesi hukuki sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle Alternatif Sağlık Sen olarak mevzuat ve hukuk normları çerçevesinde; valiz ve promosyon sendikacılığı olarak adlandırılan uygulamalar için dosyalarımızı tamamladık ve en kısa sürede ilgili mercilere başvurular gerçekleşecektir. Bundan sonra hukuki Süreç konuşacaktır.
Hukuk Mücadelesinin Başlaması
Sağlık sektöründe bu promosyon çeşitliliği giderek büyüdü ve bizi hukuki süreç başlatmak için hazırlıkları yapmaya neden olmuştur. Sendikal etik ve hukuk çerçevesinin korunması amacıyla, valiz ve promosyon sendikacılığına ilişkin iddialarımızı delilleri ile yargı mercilerine taşınma sürecine gelinmiştir.
Bu kapsamda bazı sendikal aktör(Alternatif Sağlık Sen) olarak konunun Cumhuriyet savcılıklarına ve ilgili kamu kurumlarına taşınacağını ifade ediyoruz.
Bizim amacımız, sendikal rekabetin hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi ve iddiaların bağımsız yargı tarafından incelenmesidir.
Bu tür başvurular yalnızca bizimle sınırlı kalmamalı diğer sendikalarda bu yönde bir adım atmalı bu durum sendikal sistemin sağlıklı işlemesi açısından önemli bir girişim olacaktır.
Korku ve Baskı İddiaları
Sendikal tartışmaların bir diğer boyutu da bazı çalışanların sendika tercihleri konusunda baskı görmektedirler Bu yazdıklarım iddia değil herkes tarfından bilinen bir gerçek ama herkes güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyor Öyle ki hükümete yakın ve onun yanı olan sendikalar kurumlarda makam dağıtma yarışında sağlık çalışanına bize üye olursan seni rahat yere alırız havada uçuşuyor buda makam ve yer değişikliği promosyonu
Sendikal özgürlük, çalışanların herhangi bir baskı olmadan özgürce fikrine uygun sendika seçebilmesini ifade eder. Eğer çalışanlar korku veya baskı altında sendika tercihi yapmak zorunda kalıyorsa, bu durum demokratik çalışma hayatının temel ilkeleriyle bağdaşmaz.
Bu nedenle sendikal rekabetin yalnızca promosyon veya maddi teşvikler üzerinden değil, özgür irade ve demokratik tercih üzerinden gerçekleşmesi gerekmektedir.
Sendikal Ahlak ve Sorumluluk
Sendikalar yalnızca üyelerine karşı değil, aynı zamanda toplumun genel çalışma hayatına karşı da sorumluluk taşır. Sendikal etik, bu sorumluluğun en önemli parçasıdır.
Eğer sendikal rekabet etik sınırların dışına çıkarsa, bu durum yalnızca sendikaların değil tüm çalışma hayatının itibarını zedeler.
Bu nedenle sendikal sistemin sağlıklı işlemesi için üç temel ilke önemlidir:
Sağlık Çalışanlarının Hak Mücadelesi
Sağlık çalışanları, pandemi sürecinden bu yana yoğun çalışma temposu, ekonomik sorunlar ve mesleki yıpranma gibi birçok zorlukla karşı karşıya kalmıştır.
Bu nedenle sağlık çalışanlarının güçlü bir sendikal temsile her zamankinden daha fazla ihtiyacı bulunmaktadır.
Üzülerek belirtmeliyim ki eriyoruz! hekim dışındaki sağlık profesyonellerinin teşvik oranları %30 dan %22'ye düşmüş durumda, durumlarda sadece şunu sorarım valiz mi? Gelecek mi?
Ne yazık ki; sendikal mücadele promosyon rekabetine dönüştüğünde, çalışanların gerçek sorunları ikinci plana itilebilmektedir.
Bugün sağlık çalışanlarının gündeminde;
Tamer Bayrak
Alternatif Sağlıksen
Genel başkanı