| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,6355 | 44,7159 | |
| EURO | 52,1729 | 52,2669 | |
Sağlık sisteminin temel basamağını oluşturan aile hekimliği uygulamasına ilişkin yönetmelikte yapılan son değişiklikler, birinci basamak sağlık hizmetlerinin niteliğini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyecek önemli düzenlemeler içermektedir. Yönetmelikte yapılan değişiklikler, ilk bakışta hizmet standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor görünse de uygulama boyutunda değerlendirildiğinde sağlık çalışanlarının çalışma koşulları, iş yükü, mali sorumlulukları ve mesleki güvenceleri açısından dikkatle ele alınması gereken hususlar bulunmaktadır.
Kamu hizmeti vurgusu sorumluluğu artırır
Yönetmelikte aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu olduğunun vurgulanması önemli bir tespittir. Ancak kamu hizmetinin gerektirdiği sorumluluğun yalnızca sağlık çalışanlarının omuzlarına bırakılması kabul edilemez. Kamu hizmeti niteliği güçlendiriliyorsa bina, tıbbi donanım, teknik altyapı ve personel giderlerinin kamu tarafından karşılanması gerekir. Aksi halde sağlık çalışanlarının hem kamu görevi yürütmesi hem de işletme sorumluluğu taşıması çalışma barışını zedeleyen bir çelişki oluşturmaktadır.
Artan standartlar mali yük anlamına gelmemelidir
Yönetmelikte yer alan fiziki şartlar ve tıbbi ekipman standartlarının artırılması hizmet kalitesinin geliştirilmesi açısından olumlu bir hedef olarak değerlendirilebilir. Ancak bu düzenlemelerin finansmanının aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları üzerine bırakılması, gelir kaybı ve ekonomik baskı oluşturacaktır. Sağlık hizmetinde kalite artışı hedefleniyorsa, bu artışın maliyeti çalışanlara değil kamu bütçesine yansıtılmalıdır.
Personel planlaması iş yükü dengesi ile birlikte ele alınmalıdır
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan en önemli sorunlardan biri artan iş yüküdür. Yönetmelikte personel planlamasına ilişkin düzenlemeler yer almakla birlikte sahada yaşanan yardımcı personel eksikliği giderilmeden yapılacak her yeni düzenleme, mevcut çalışanların iş yükünü artıracaktır. Aile hekimi başına düşen nüfusun azaltılması, aile sağlığı çalışanı sayısının artırılması ve bürokratik işlemlerin sadeleştirilmesi gerekmektedir. Aksi halde hizmet kalitesinin yükseltilmesi hedefi kağıt üzerinde kalacaktır.
Sağlıkta şiddet konusunda daha güçlü adımlar atılmalıdır
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik düzenlemeler her zaman olumlu bir adım olarak değerlendirilir. Şiddet uygulayan kişilerin kayıtlarının başka bir aile sağlığı merkezine aktarılabilmesi, çalışan güvenliği açısından kısmi bir iyileştirme olarak görülmektedir. Ancak bu düzenleme tek başına yeterli değildir. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için caydırıcı hukuki yaptırımların artırılması, güvenlik tedbirlerinin güçlendirilmesi ve riskli durumlar için koruyucu mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir.
Fiziki kriterler için geçiş süreci sağlanmalıdır
Yeni fiziki kriterler bazı aile sağlığı merkezleri açısından mekânsal sorunlar doğurabilecektir. Özellikle ek oda şartları gibi düzenlemeler, mevcut fiziki imkânları sınırlı olan merkezlerde ciddi sorunlar yaratabilir. Bu nedenle yeni kriterlerin uygulanmasında makul bir geçiş süreci tanınmalı ve gerekli altyapı desteği kamu tarafından sağlanmalıdır.
Sonuç
Birinci basamak sağlık hizmetleri toplum sağlığının korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir. Aile hekimliği sisteminde yapılacak her düzenleme, yalnızca mevzuat değişikliği olarak değil sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını doğrudan etkileyen bir unsur olarak değerlendirilmelidir. Sağlık çalışanlarının haklarının korunmadığı, iş yükünün dengelenmediği ve mali sorumluluğun adil paylaşılmadığı bir sistemde hizmet kalitesinin sürdürülebilir olması mümkün değildir.
Sağlık hizmetinin niteliğini artırmanın yolu, çalışanların ekonomik ve özlük haklarını güçlendirmekten, güvenli çalışma ortamı sağlamaktan ve kamu sorumluluğunu artırmaktan geçmektedir. Bu nedenle yönetmelik değişikliklerinin uygulama süreci yakından takip edilmeli, çalışanların görüşleri doğrultusunda gerekli iyileştirmeler yapılmalıdır.
Kamu yararı, çalışan hakkı ve sürdürülebilir sağlık hizmeti ancak birlikte sağlanabilir.
Tamer BAYRAK
Alternatif Sağlık Sen
Genel Başkanı