| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,4155 | 44,4955 | |
| EURO | 51,1885 | 51,2807 | |
Bu yönetmelik değişikliği, her ne kadar teknik bir düzenleme gibi görünse de, özellikle sağlık çalışanlarının iş güvencesi ve çalışma barışı açısından ciddi eleştirilere kapı aralamaktadır.
Mart 2026 Tarihli Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği Hakkında açıklama
Sağlık Bakanlığı, 31 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan "Disiplin Amirleri Yönetmeliği" ile sağlık çalışanlarının çalışma hayatını daha da zorlaştıracak, hiyerarşik baskıyı yasallaştıracak bir adım atmıştır. Gece gündüz demeden, canı pahasına hizmet üreten sağlık emekçileri, bugün bir kez daha "disiplin" adı altında "baskı ve denetim" kıskacına alınmak istenmektedir.
"Disiplin Değil, Mobbing Yönetmeliği!"
Yeni yönetmelik, disiplin amirlerini belirlerken liyakati değil, bürokratik sadakati esas alan bir yapıyı pekiştirmektedir. Hastaneler birer şifa merkezi olmaktan çıkarılıp, personelin sürekli "soruşturma" tehdidiyle baskılandığı askeri kışla nizamına itilmektedir. Bu düzenleme, sahada zaten bozuk olan çalışma barışını tamamen yok edecektir.
Bu Yönetmelikte Sağlık Emekçisinin Adı Yok, Cezası Var!
Liyakatsiz Atamalara Yetki: Kendi unvanı ve tecrübesi tartışmalı olan amirlerin, hekimlerin ve sağlık personelinin mesleki onuruna dokunacak kararlar almasının önü açılmıştır.
Sözleşmeliye Çifte Standart: 663 sayılı KHK ile çalışan arkadaşlarımız, bu yönetmelikle adeta "pamuk ipliğine bağlı" bir istihdam modeline mahkûm edilmiştir. En küçük bir disiplin süreci, iş güvencesini tehdit eder hale getirilmiştir.
Savunma Hakkı Şekilseldir: Ağır çalışma şartları, personel eksikliği ve tükenmişlik sendromu yaşayan sağlık çalışanlarının bu koşulları disiplin süreçlerinde birer hafifletici sebep olarak görülmemektedir.
SAĞLIK BAKANLIĞI’NA SESLENİYORUZ!
Disiplini sadece "ceza" ve "amir baskısı" olarak gören bu anlayıştan derhal vazgeçilmelidir. Sağlık çalışanlarının ihtiyacı daha fazla ceza değil; daha fazla iş güvencesi, insanca çalışma koşulları ve liyakatli yönetimdir.
Bizler, bu yönetmeliğin çalışanlar üzerinde bir kırbaç gibi kullanılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Kısaca yukarıda yazdıklarımı özetlersem:
Yönetmeliğe Yönelik Eleştirilerimiz
1-Liyakat Sorunu: Disiplin amirlerinin belirlenmesinde liyakatten ziyade siyasi veya bürokratik atamaların ön planda olması, disiplin mekanizmasının bir "mobbing aracı" olarak kullanılması riskini doğurur.
2-Özerkliğin Zayıflaması: Hastane yöneticilerinin disiplin yetkilerinin merkez teşkilatla (Bakanlık/Valilik) olan bağı, yereldeki sorunların çözümünden ziyade yukarıdan aşağıya bir baskı unsuru oluşturabilir.
3-Sözleşmeli Personel Baskısı: 663 sayılı KHK (45/A) kapsamındaki personelin, kadrolu memurlarla aynı disiplin rejimine ancak daha az iş güvencesine sahip olması, "ceza yoluyla sözleşme feshi" riskini artırmaktadır.
4-Savunma Hakkının Daralması: Genel yönetmeliğe yapılan atıflar, sağlık hizmetinin özgün ve ağır çalışma koşullarını (nöbet ertesi yorgunluk, şiddet vakaları vb.) göz ardı ederek standart bir "ceza cetveli" dayatmaktadır.
Her bir maddesinin hukuki takipçisi olacağımızı, baskı altına alınan tek bir üyemizi dahi yalnız bırakmayacağımızı ilan ediyoruz.
Tamer BAYRAK
Alternatif Sağlık Sen
Genel Başkanı