• slayt
  • slayt
  • slayt
Dikey İhtişamlı İnşa Edilmiş Binalar mı, İnsanca Yaşam Hakkımı?

Rahmetli Süleyman Demirel’in hafızalara kazınan "Devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil, emekli yurttaşlarının           refah düzeyiyle ölçülür" tespiti, bugün sendikal mücadelenin ve sosyal devlet anlayışının tam merkezinde durmaktadır. Bu söz, sadece siyasi bir söylem değil; ekonominin önceliğinin ne olması gerektiğine dair açık bir manifestodur.

Aslında bu söz ile “betonun değil, emeğin Onuru” kast edilmektedir. Bunun içindir ki; Alternatif SağlıkSen olarak savunduğumuz gerçek şudur: Bir ülkenin kalkınmışlık düzeyi ülke geneline yayılmış  devasa  dikey mimari gökdelenlerle veya kamu binalarının mermer kaplamalarıyla kanıtlanamaz.

Dünyada gelişmiş ülkelerde görüldüğü üzere ”Kalkınmanın” tek gerçek ölçütü, hayatının en verimli yıllarını o ülkenin kalkınması için harcamış, fabrikasında çark döndürmüş, tarlasında ter dökmüş emekçinin emeklilik dönemindeki huzurudur. Bunu başka bir alan olan sağlık ve sosyal iş alanında yaşanan olayları ve haksızlıkları gidermek olarakta nitelememiz mümkündür.

Bugün "itibar" kavramı ne yazık ki ülkemizde çoğu kez fiziksel bir gösterişe indirgenmiş olduğunu görmemiz mümkündür. Biliyoruz ki ülkemizde çalışan ve  emekli  bir  memurun  ay sonunu getiremediği, pazar tezgahları arasında en ucuz ürünü aradığını sosyal medyadan gördüğümüz bir düzende, kamu binalarının görkemi o devletin gücünü değil, önceliklerindeki büyük sapmayı bizlere  gösterir.

Dünya sağlık örgütü “WHO” ya göre emeklilik bir lütuf değil, hak edilmiş bir alacak takibidir. ?Ülke olarak AB uyum sürecinde Anayasımızın 90. maddesi ile imzaladığımız bu metine bile sağdık kalamıyoruz.

Biliyoruz ki; Sosyal güvenlik sistemi, devletin vatandaşına sunduğu bir "yardım sandığı" değil; çalışanın hayatı boyunca ödediği primlerin ve verdiği emeğin yasal karşılığıdır. Rahmetli Süleyman Demirel’in vurguladığı "refah düzeyi", sadece karnını doyurabilmek değildir. Bu bağlamda emeklinin ve çalışanın sosyal yönden hakkı;

  • Sağlık hizmetlerine engelsiz ve ücretsiz erişimdir.

  • Kültürel ve sosyal hayata katılım sağlayabilecek ekonomik güçtür.

  • Torununa harçlık verirken ya da bir kahve içerken hesap yapmaması esas olmalıdır.

Alternatif sağlık sen olarak diyoruz ki; Yönetsel ve idari olarak tüm ülke ve sağlık profesyonellerinin İtibar, Vicdan ve Adalet Üçgeninde hayat sürmesi devletin asli unsurları arasında yer alır.

Işte bu nedenle bizler; Sendikal mücadele sadece çalışanların değil, aynı zamanda "gelecekteki biz" olan emeklilerin de haklarını savumnaktır diyoruz. Son yıllarda  2008 yılı 5510 sayılı kanun ile bugün emekli maaşlarını  tırpanlayan ve baskılayan zihniyet, aslında bugünkü çalışanın gelecekteki onuruna ipotek koyduğunu söylemek mümkündür.

Unutmayalım ki! Devletin itibarı, o devletin "en zayıf halkasına" nasıl davrandığıyla ilgilidir. Yaşlısını yoksulluğa mahkûm eden bir yapının, dış dünyada binalarla kazanmaya çalıştığı saygınlık temelsizdir.

Diyoruz ki, Bu ülkede bazı öncelikler değişmelidir.

Örneğin Ekonomik kaynakların dağılımında tercihini "taştan ve betondan" yana değil, " Nitelikli insan gücü ve emekten" yana kullanan bir yönetim anlayışı, olmalı Rahmetli Süleyman Demirel’in işaret ettiği gerçek işte o zaman itibara kavuşacaktır.

Yine bu ülke Rahmetli Necmettin Erbakan ile memur ve emeklisine % 130 zam verdiği düşünülürse bu uzak değil demek ki yapılabilmektedir.

Alternatif Sağlıksen olarak haykırıyoruz: En büyük proje, emeklisini refah içinde yaşatan bir toplumsal sözleşmedir.

 

Reyhane MEMİLİ

Alternatif SağlıkSen 

Genel Sekreter

 


02.01.2026






Okunma Sayısı: 284


216.73.216.102








DİĞER HABERLER

Başkan'ın Mesajı
Duyurular
Ankara Hava Durumu
Reklam
Dosya İndirme Panosu

 

© Copyright 2024  V4.4 Tüm Hakları Saklıdır.


Top