• slayt
  • slayt
  • slayt
14 Mart Tıp Bayramı Kutlama Değil, Mücadele Günüdür!!!

14 MART TIP BAYRAMINI KUTLAMIYORUZ
Bir Vicdan, Adalet ve İnsanlık Bildirisi

Bugün 14 Mart. Takvimler bu günü “Tıp Bayramı” olarak gösteriyor. Ancak bizler için bugün bir bayram değildir. Çünkü bayramlar sevinçle kutlanır; oysa sağlık çalışanlarının büyük bir kısmı bugün yorgun, kırgın ve derin bir hayal kırıklığı içindedir. Bu nedenle bizler bugün “kutlama” değil, vicdanın sesini yükseltme günündeyiz.

Bizler 14 Mart’ı kutlamıyoruz.

Çünkü hekimlik ve sağlık çalışanlığı yalnızca bir meslek değildir; insan hayatına adanmış bir sorumluluktur. Bir hekimin, bir hemşirenin, bir sağlık emekçisinin görevi yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, aynı zamanda insanın yaşam hakkını korumaktır. Bu sorumluluk, tarih boyunca büyük fedakârlıklarla yerine getirilmiştir.

Tıp tarihi fedakârlıklarla doludur. Salgınlarda, savaşlarda, felaketlerde sağlık çalışanları her zaman en ön safta yer almıştır. İnsanlar evlerine kapanırken, sağlık çalışanları hastanelere koşmuştur. İnsanlar korkudan geri çekilirken, hekimler hastalarının başında sabaha kadar nöbet tutmuştur.

Ama bugün sormak zorundayız: Bir toplum, hayatını kurtaran insanlara nasıl davranmaktadır?

Bugün birçok sağlık çalışanı, mesleğini şiddet tehdidi altında yapmaktadır. Hastaneler, insanların şifa bulmak için geldiği yerler olması gerekirken, zaman zaman sağlık çalışanlarının saldırıya uğradığı mekânlara dönüşmektedir. Bir hekimin görevini yerine getirirken darp edilmesi, tehdit edilmesi veya öldürülmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.

Hayat kurtaran insanların hayatlarının tehlike altında olduğu bir yerde bayramdan söz edilebilir mi?

Bizler 14 Mart’ı bu nedenle kutlamıyoruz.

Sağlık çalışanlarının yaşadığı bir diğer gerçek ise ağır çalışma koşullarıdır. Hastanelerde her gün yüzlerce hasta ile ilgilenmek zorunda kalan doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları çoğu zaman fiziksel ve psikolojik sınırlarını zorlayan bir tempoda çalışmaktadır. Uzun nöbetler, yoğun hasta yükü ve bitmeyen bürokratik süreçler sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşamasına neden olmaktadır.

Bir hekim yorgunluk içinde çalışırken yalnızca kendisi zarar görmez; aynı zamanda sağlık sistemi de zarar görür. Çünkü sağlık hizmeti ancak insani koşullar altında çalışan sağlık emekçileri ile sürdürülebilir.

Bugün pek çok genç doktor ve sağlık çalışanı, mesleğini daha güvenli ve daha saygın koşullarda yapmak için yurt dışına gitmeyi düşünmektedir. Bu durum sadece bireysel bir tercih değildir; aynı zamanda sağlık sisteminin geleceği açısından önemli bir uyarıdır.

Bir toplum kendi yetiştirdiği hekimlerini kaybetmeye başlıyorsa, bu durum üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir meseledir.

Bizler 14 Mart’ı kutlamıyoruz.

Çünkü sağlık  meslekleri bir performans yarışına indirgenemez. Sağlık hizmeti bir ticari faaliyet değildir. İnsan sağlığı, kâr hesaplarıyla ölçülebilecek bir alan değildir. Bir hasta için en doğru tedaviye karar vermek, zaman, dikkat ve insani bir yaklaşım gerektirir.

Sağlık sisteminin temel amacı insan hayatını korumak olmalıdır.

Bugün sağlık çalışanları sadece kendileri için değil, aynı zamanda toplumun sağlığı için de seslerini yükseltmektedir. Çünkü daha adil, daha güvenli ve daha insani bir sağlık sistemi yalnızca sağlık çalışanlarının değil, bütün toplumun yararınadır.ne diyelim !

Bu çağrı;

Sağlıkta şiddetin sona erdiği,
Hekimlik mesleğinin saygınlığının korunduğu,
Sağlık çalışanlarının güven içinde çalışabildiği,
İnsanı merkeze alan bir sağlık sisteminin kurulduğu bir gelecek içindir.

Sağlık çalışanlarının emeğinin değersizleştirildiği, meslek onurunun zedelendiği, şiddetin gölgesinde bir sağlık hizmetinin sürdürüldüğü bir ortamda 14 Mart’ın bir bayram olarak kutlanması mümkün değildir.

Ama bu aynı zamanda bir umutsuzluk bildirisi de değildir.

Tam tersine bu bir umut ve sorumluluk çağrısıdır.

Çünkü bizler biliyoruz ki daha iyi bir sağlık sistemi mümkündür.

Sağlık çalışanlarının güvende olduğu, hastaların saygı gördüğü, hekimlik mesleğinin değerinin korunduğu bir düzen kurulabilir. Bunun için toplumun her kesiminin sorumluluk alması gerekir.

Unutulmamalıdır ki sağlık çalışanları yalnızca bir meslek grubunu değil, insan hayatının korunmasını temsil eder.

Bugün söylediğimiz söz çok açıktır:

Bizler 14 Mart Tıp Bayramını kutlamıyoruz.

Bizler bu günü, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları görünür kılmak için hatırlıyoruz. Mesleğimizin onurunu, insan hayatının değerini ve sağlık hizmetinin kutsallığını hatırlatmak için konuşuyoruz.

Gerçek bir Tıp Bayramı ancak şu gün geldiğinde kutlanacaktır:

Hiçbir sağlık çalışanının şiddete uğramadığı,
Hiçbir hekimin mesleğini korku içinde yapmadığı,
Hiçbir hastanın sağlık hizmetine ulaşmakta zorlanmadığı bir gün.

İşte o gün geldiğinde 14 Mart gerçekten bir bayram olacaktır.

O güne kadar ise 14 Mart, bir kutlama değil;
vicdanın, adaletin ve insanlık onurunun hatırlatıldığı bir gün olarak kalacaktır.

14 Mart’ı kutlamıyoruz.

14 Mart’ta haklarımızı hatırlatıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Tamer BAYRAK

Alternatif SağlıkSen

Genel Başkanı

 









Okunma Sayısı: 672


216.73.216.0








DİĞER HABERLER

Başkan'ın Mesajı
Duyurular
Ankara Hava Durumu
Reklam
Dosya İndirme Panosu

 

© Copyright 2024  V4.4 Tüm Hakları Saklıdır.


Top